çeviri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çeviri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Ağustos 2011 Pazartesi

as soon as possible

The members to participate in the meeting should apply to me as soon as possible.

Toplantıya katılacak olan üyelerin mümkün olan en kısa zamanda bana başvurmaları gerekir.


http://www.jetnetcity.com/ingilizce-ogren/relative-pronouns/ingilizcede-ilgi-zamirleri.html

which

We will have to across the frontier, which will be difficult.

Sınırı geçmemiz gerekecek ki bu da çok zordur.


http://www.jetnetcity.com/ingilizce-ogren/relative-pronouns/ingilizcede-ilgi-zamirleri.html

which

He was rude to the customs officcer, which made things force.

Gümrük memuruna kaba davrandı ki bu da işleri zorlaştırdı.


http://www.jetnetcity.com/ingilizce-ogren/relative-pronouns/ingilizcede-ilgi-zamirleri.html

which

He failed again, which upset the whole family.

O yine başarısız oldu ki bu da tüm aileyi üzdü.


He failed again, upsetting the whole family.

O yine başarısız oldu ki bu da tüm aileyi üzdü.


http://www.jetnetcity.com/ingilizce-ogren/relative-pronouns/ingilizcede-ilgi-zamirleri.html

disappointing

The patient didn’t respond to treatment, disappointing all doctors.

Hasta tedaviye cevap vermedi ki bu da tüm doktorları hayal kırıklığına uğrattı.


http://www.jetnetcity.com/ingilizce-ogren/relative-pronouns/ingilizcede-ilgi-zamirleri.html

which

It was difficult to arrange a date which was convenient for everyone.

Herkes için uygun olan bir tarih bellirlemek zordu.


http://www.jetnetcity.com/ingilizce-ogren/relative-pronouns/ingilizcede-ilgi-zamirleri.html

My collage, with whom I have been working for long, has decided to give in his resignation.

Uzun süredir beraber çalışmakta olduğum meslektaşım istifasını vermeye karar vermiş.


http://www.jetnetcity.com/ingilizce-ogren/relative-pronouns/ingilizcede-ilgi-zamirleri.html



whose

The minister, whose life has been threatened, applied to the police for protection.

Yaşamı tehdit edilen bakan koruma için polise başvurdu.


http://www.jetnetcity.com/ingilizce-ogren/relative-pronouns/ingilizcede-ilgi-zamirleri.html


already

The inflation rate, expected to be 20 %, has already passed the target envisioned.

% 20 olması beklenilen enflasyon oranı belirlenen hedefi geçmiş bile.

http://www.jetnetcity.com/ingilizce-ogren/relative-pronouns/ingilizcede-ilgi-zamirleri.html


we have obtained

The information we have obtained was not reliable.

Elde etmiş olduğumuz bilgiler güvenilir değildi.


http://www.jetnetcity.com/ingilizce-ogren/relative-pronouns/ingilizcede-ilgi-zamirleri.html


instead of

We have to find new alternative energy resources to be used instead of fossil-fuel.

Biz, fosil yakıtları yerine kullanılacak yeni bir alternative enerji kaynağı bulmak zorundayız.


http://www.jetnetcity.com/ingilizce-ogren/relative-pronouns/ingilizcede-ilgi-zamirleri.html

which

We had to give up the research which we have already undertaken.

Daha önce üstlendiğimiz araştırmayı bırakmamız gerekti.


http://www.jetnetcity.com/ingilizce-ogren/relative-pronouns/ingilizcede-ilgi-zamirleri.html

who

The man who was arrested finally confessed to being a spy.

Tutuklanan adam sonunda bir casus olduğunu itiraf etti.



http://www.jetnetcity.com/ingilizce-ogren/relative-pronouns/ingilizcede-ilgi-zamirleri.html

Wish

Wish kelimesi iki ayrı anlamı ifade etmek için kullanılmaktadır:

1- Dilemek / istemek
2- keşke


Bu her iki anlamı ifade etmek için kullanılan cümle yapısı farklıdır.


1- Dilemek / istemek

a) wish to do something
I wish to go home next summer gelecek yaz eve gitmeyi diliyorum).
We wish to win the lottary (Piyangoyu kazanmayı diliyoruz).


b) wish someone something
I wish you good luck (sana iyi şanslar diliyorum).



c)wish someone to do something
She wished me to help her (Ona yardım atmemi istedi).
My friend wished me to look after her babby (Arkadaşım bebeğine bakmamı istedi)



2- Keşke
"Keşke" anlamında kullanılan "wish" gerçek dışı durumları ifade etmek için kullanılır. Örneğin, bir şey satın almak istiyorsunuz ve paranız yok. Bu durumda "Keşke param olsa" gibi bir ifade kullanmak isterseniz "wish" kelimesini kullanabilirsiniz.

I wish I had some money


"wish" kelimesini bu anlamı ile kullanırken cümlemizin zaman yapısına dikkat etmemiz gerekiyor.

Şimdi her bir zaman yapısına ayrı ayrı bakalım



a) Şu andan bahsediyoruz
Anlam : Şimdiki zaman
Yapı: wish (that)+ past tense


I wish I had a cup of coffee (Şimdi bir kahve olsaydı)
I wish (that) I had some money (keşke biraz param olsaydı).


b) Geçmişten bahsediyoruz
Anlam : geçmiş zaman
Yapı: wish + past perfect

I did not visited my friend yesterday. I wish I had visited him (Arkadaşımı dün ziyaret etmedim. Keşke ziyaret etseydim)

Yesterday she went to Ankara and I did not see her off. I wish I had done (Dün Ankaraya gitti ve onu uğurlamaya gitmedim. Keşke gitseydim).


c)Gelecek zamandan bahsediyoruz
Anlam: gelecek zaman
Yapı: wish + would / could

I wish you would join us tomorrow (Keşke yarın siz de bize katılsanız).
I wish I could go to Marmaris next summer ( Keşke gelecek yaz Marmarise gidebilsem).


http://www.ezgi.com/ingilizce-grammar-wishclause.htm



4 Ağustos 2011 Perşembe

end up forgetting

Kids always end up forgetting almost everything they learn at school anyway.

Neticede çocuklar her zaman unutuyorlar, hemen hemen her şeyi okulda öğreniyorlar zaten.


whether

I'm beginning to wonder whether exams are actually worth doing at all.

Aslında sınavların hiç yapmaya değerli olup olmadığını merak etmeye başlıyorum.



in case

The next day I avoided sitting next to my friends on the school bus and refused to talk to anyone outside the exam hall in case they made me forget everything I'd learned.

Ertesi gün, otobüste arkadaşlarımın yanında oturmaktan kaçındım ve sınav salonu dışında kimseyle konuşmayı kabul etmedim, öğrendiğim herşeyi unuttururlar diye.


before

I remember staying up all night before my maths exam.

Matematik sınavından önce bütün gece yatmadığımı hatırlarım.

It has been years.

It has been years since I last did an exam.

Son girdiğim sınavdan beri yıllar oldu.

Son girdiğim sınavdan beri yıllar oluyor.

Son sınava gireli yıllar oldu.

diğer bir anlamda ise "Sınava girmeyeli yılar oldu."



3 Ağustos 2011 Çarşamba

The way

The way that people study English is also changing.

İnsanlar üzerine çalıştığı yöntem ki ingilizce de değişiyor.